Emre Kose
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçen günlerde alışılmadık biçimde Moskova ile Berlin ve Paris arasındaki yazışmaları yayımladı.
Yazışmalar, ilgili tarafların hicap duyacağı nitelikte ve Almanya ve Fransa’nın Minsk Anlaşması’nı fiilen hükümsüz kılmak istediğini açıkça gösteriyor.
Minsk Anlaşması
2015’in şubat ayında Donbass ihtilafına çözüm bulmanın oldukça basit bir yöntemi üzerinde mutabakata varıldı.
Donbass’ta
yaşayan Rus azınlığın, Maydan darbesi sonrasında kurulan ve emekli ya
da faal neo-Nazilerden müteşekkil hükümeti reddetmesi nedeniyle
anlaşmada, Ukrayna anayasasında “özel statü” olarak tarif edilen bir
değişiklikle Donbass’a özerklik tanınması kararlaştırıldı.
Bununla
beraber anlaşmada, karşı tarafın silah bıraktıktan sonra
cezalandırılmamasını garanti altına almak üzere Kiev yönetimi tarafından
bir genel af çıkarılması öngörüldü.
Anlaşmada, Kiev’in
Ukrayna’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Donetsk ve
Lugansk cumhuriyetleriyle doğrudan diyaloğa girmesi ve yeni seçimlerin
ne şekilde yapılacağı müzakere etmesi koşulu yer buldu.
Özeti bu
şekilde olan tüm maddeler uygulandıktan sonra seçimler yapılacak,
sonrasında ise Kiev, Donbass’ın ve Rusya sınırının kontrolünü
devralacaktı.
Diğer yandan bu sürecin, 2015’in sonbahar aylarında nihayete ermesi bekleniyordu, bu olmadı.
Dönemin Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko’nun altına imza attığı anlaşmanın çoğu maddesi — Kiev tarafından — uygulanmadı.
Batı
kamuoyu ise, Rusya’nın anlaşmada adının bile geçmediğinin ve belgenin,
Moskova’dan herhangi bir talep içermediğinin farkında değil.
Rusya’ya
yönelik suçlamaların tamamıyla propaganda unsuru olduğu, bir basın
toplantısı esnasında Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert’e Rusya’nın
Minsk Anlaşması’nda yer alan 13 maddeden hangisini ihlal ettiği sorulduğunda netlik kazandı.
Seibert, sorunun yanıtını bilmiyordu.
Normandiya
formatındaki son toplantı, 2019’un aralık ayında yapıldı ve Ukrayna
Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, anlaşmayı yeniden yazmak
istediklerini söyledi. Bu, ilk günden beri var olan niyeti, yani
anlaşmanın iptali yönündeki talebin dile getirildiği ilk aşama oldu.
Hatta
o sırada, Ukrayna Devlet Başkanlığı İdaresi’nin web sitesinde, zirveden
çıkan deklarasyon metninin Ukraynacası tahrif edilerek yayımlanmıştı.
İlgili içerik: Kiev idaresi, ‘Normandiya Dörtlüsü’ zirvesinden çıkan deklarasyon metnini tahrif etti
Almanya ve Fransa, anlaşmayı gömdü
Donbass’ta
Türkiye’nin Ukrayna’ya tedarik ettiği Bayraktar TB2 insansız hava
araçlarının kullanılması, Garlovka’nın ateş altına alınması ve Donetsk
yakınlarındaki Staromariyevka yerleşiminin Ukrayna ordusu tarafından ele
geçirilmesinin ardından Batı, Normandiya formatında yeni bir dışişleri
bakanları toplantısı talep etti.
Toplantı talebini reddeden
Moskova’nın diyaloğu reddettiği ve ihtilafı derinleştirdiği yönünde
suçlamalar gelmeden hemen evvel Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Almanya
ve Fransa ile yapıla yazışmaları kamuoyuna duyurdu.
Toplam 28 sayfadan oluşan yazışma dökümünde, Lavrov’un 29 Ekim’de Berlin ve Paris’e görüşme teklifi ilettiği görülebilir.
Buna
yanıt olarak Fransa ve Almanya, 4 Kasım’da Rusya’nın Normandiya
formatında nihai bir deklarasyon yayımlanması teklifinin, Moskova’nın
Kiev ile Donbass arasında doğrudan diyalog çağrısında bulunması
nedeniyle kabul edilemeyeceğini söylediler.
Fakat bu, Minsk
Anlaşması’nı ayakta tutan kolonlardan biriydi; Berlin ve Paris’in bunu
“kabul edilemez” olarak nitelendirmesi Minsk Anlaşmasını fiilen tarihe
gömdükleri anlamına geliyor.
6 Kasım’da Lavrov, Berlin ve Paris’ten gelen yanıtın hayal kırıklığı yarattığını yazdı.
Almanya
ve Fransa’nın, 11 Kasım’da Normandiya formatında toplantı düzenleme
talebini Lavrov, sonuç bildirgesi teklifinin geri çevrilmesi nedeniyle
reddetmişti.
15 Kasım’da ise Ukrayna, Almanya ve Fransa dışişleri
bakanları bir araya geldi ve Rusya’yı alelen, toplantı teklifini “tekrar
tekrar reddetmekle” suçladı.
Bunun üzerine Rusya Dışişleri
Bakanı, Almanya ve Fransa dışişleri bakanlarına gönderdiği yazılı
mesajda, ertesi gün yazışmaları yayınlayacağını duyurdu.
Mesaj şu sözlerle sona erdi:
“Bu
alışılmadık adımın gereğini anladığınızdan eminim, zira bu,
uluslararası yasal yükümlülükleri kimin nasıl yerine getirdiği ve
uluslararası yasal yükümlülüklerin en üst düzeyde nasıl kabul edildiği
konusundaki gerçeği uluslararası toplumuna iletmekle alakalı.”
Burada
Alman ve Fransa, önce kabul edilemez taleplerde bulunup, sonrasında ise
başarısız olacağı aşikar olan kısa vadeli bir toplantı önererek açıkça
Rusya’yı tuzağa çekmeye çalıştı.
Lavrov’u toplantı masasına
oturtmak ve toplantının başarısızlığından ötürü Rusya’nın suçlanması ya
da Lavrov’un toplantıya teşrif etmemesi halinde Moskova’nın diyaloğu
reddetmekle suçlanması planlanmıştı.
Almanya ve Fransa’nın,
Ukrayna’nın ittirmesiyle talep ettiği şeyi, Donetsk lideri Denis
Puşilin’in geçen haftaki açıklaması çok iyi özetliyor:
“Benim
fikrim; neden tekrar görüşelim? Söylenenleri uygulayalım, sonra
yapılacakları belirleyelim. Ki bu şekilde ilerleyebilirdik. Ama hayır,
Ukrayna şimdi ne yapıyor? Esasında her iki formatı [Normandiya ve Minsk]
da engelliyor; bayalığı, küstahlığı ve sinizmiyle… Şu anda
müzakerecilerimizin gördüğü şey tam olarak budur.”