24 Nisan 2018 Salı

Anadolu'nun Acılı Halkları

Dönemin koşullarına, düşünce yapısına, ideallerine ve şartlarına bakarsanız... O dönemde tüm Anadolu halkları bir diğerinden acı çekmiştir.
Millet olamamanın, cemaate, itikada göre ayrım yapmanın bedelidir. Kimse ama kimse, o dönemde ve şartlar altında herhangi bir halkın masum olduğunu, gereksiz ve haksız yere bir aylama maruz kaldığını düşünmesin.
Osmanlı tebaası Ermeniler; İngiliz, Fransız, Rus desteği ile isyanlar çıkartmış. Orduya zarar verici terör eylemleri yapmış ve toplum içinde parçalanmalara, huzursuzluğa neden olmuştur.
Burada düşman devletleri suçlayamamam. Bu savaşın yapısında olan ve doğal bir harekettir. Ama isyan edenleri, toplumu ayrımlaştıranlara da hoşgörüye gerek yok. Uymasalardı...
İşin içine din girdiği için ve merhameti sadece söyleminde bırakan bir din anlayışı ile Müslüman tebaaya yaptığı eziyetler, ne yazık ki bu dinin mensubu tarihçileri tarafından göz ardı ediliyor. Yakın zamanda Azerbaycanlı kardeşlerimize yapılanlar, bu zihniyetin ve ruhun hala içten içe korunduğunu da gösteriyor.

Diğer yandan Ermenilere yapılan uygulama bölgesel bir uygulama olmuştur. İmparatorluğun muhtelif yerlerindeki Ermeniler aynı uygulamaya tabii tutulmamıştır. Osmanlının Ruslara karşı doğu cephesinde güçlü durması ve Avrupa da Almanya üzerindeki Rus askeri baskısını dağıtmak, azaltmak için, müttefik Osmanlı ve Alman karargahlarında planlanmıştır. O günün şartlarında yapılan planlama ciddi bir insan kaybına neden olmuştur.
Osmanlının demiryolu ve karayolu ulaşım alt yapısı olmadığını, iaşe ve lojistik planlamasını yapacak kaynaklarının da sınırlı olduğunu düşünmek gerekiyor. Ülke de doğru düzgün üretim yapan hiç bir sınai kuruluşunun olmadığı, kimya ve ilaç endüstrisinin bulunmadığı bir dönem bu.

Boşalan araziler, çiftlikler ise kalan Müslüman tebaa tarafından yağmalanmış. Arada Ermeni komitacıların baskın ve zulümlerinden acı çekenlerde, kan davası yürütmüşlerdir. Kan davası anlayışı bu bölgede gücünü kaybetse de hala vardır.

Verilen sayılar ne hikmet ise hiç tutmuyor. En son 1.5 milyon oldu ama tüm doğu Anadolu nüfusu bu durumda nerdeyse göçe tabii olmuş olmalı...

İnsanların ayrımcılık, ötekileştirme, dışlama, yabancılaştırma gibi birbirine düşüren etkilerin toplumları nasıl etkilediğini ve olumsuz sonuçlandığının bir örneğidir Ermeni techiri...
O zaman ekilen kin ve düşmanlık tohumları, ölmemiş tam tersine bu tür etkinliklerle, anmalarla güçlendirilmiştir.

Belki acıların üzerine gidip, toplumsal itiraflar çok daha önce olabilirdi. Ama bunun için önce toplumların barışması lazım. Birbirlerine güvenmeleri ve söylediklerinin doğru, içten olduğuna inanmaları lazım.
Bu ancak dost ve müttefiklerimizin, bu iki toplum üzerinden siyasi ellerini çekmeleri ile mümkün olur. Bu da bu konjonktür de olacak gibi değil.


Batılıların, kendilerin aşağıda gördükleri toplumlara mezalim ve katliam yapmada sakınca görmediklerini tarih boyunca gördük. Kızılderililer, Hintliler, Doğu Asyalılar, Afrikalılar ve Yahudiler... Bunlar önce hümanizma, insan sevgisi propagandası yapan bir zihniyetin elinden sürekli acı çekmiş ve derin yaralar almış toplumlar.

Osmanlı'yı ve onun ardından bu topraklarda bağımsızlığını kazanmış olan Türk Milleti'ni de kendileriyle aynı-benzer görmek istiyorlar, umuyorlar.
Çoğu aydın geçinen de başta olmak üzere, bunlara çanak tutuyor.

Eğer gerçekten sevgiye, merhamete dayalı bir anlayışı savunuyorlarsa, toplumların barışması ve kaynaşması için kullanırlar bu enerjilerini. Birini suçlayıp, diğerini mazlum göstererek değil. Hatasız kimse yok.

Örneğin, Ermeniler yaptıkları katliam, mezalim ve terörist saldırıların sorumluluğu alsalar önce, bunun için pişmanlıklarını dile getirseler, Türk toplumu uzlaşmadan kaçınır mı? Hiç sanmıyorum.

Çünkü biz bizden olanı, kökeni-dini ne olursa olsun; Türk olmayı, toplumla gönül bağı kuran herkesle, gönül bağı kurabilen yüce bir milletiz. Asaletimizde bundan geliyor. Kan'a değil, kültürel birliğimize dayanıyor.

Aynı toprakların çocukları olarak, bu toprağa kan ve can vermiş herkes kardeşimizdir. Tabii o da aynı tutumda ise...

http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyeli-ermenilerin-unutmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ac%C4%B1-1915/a-43505844

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder